Ah Binel Ask

Hayat, inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur. Aliya İzzetbegoviç

Hayırlı bir eş, Allah’ın hususi hediyesidir… 29 Kasım 2014

Filed under: Aforizmalar - Nurâni Nakışlar - Özlü Sözler — Ah Binel Ask @ 10:35 AM
Tags:

hayirli es

.

Hayırlı bir eş, Allah’ın hususi hediyesidir… ˆ–ˆ

 

Kıymet bilmek… 04 Haziran 2014

kiymet bilmek

 

İnsan, evleneceği kişinin imanını çok iyi bilmelidir… 21 Mayıs 2014

evlilik-marriage

.

İnsan, evleneceği kişinin imanını çok iyi  bilmelidir.. Cüzdanını, fiziğini, kaşını, gözünü, bakışlarındaki fiyakayı değil..
Diyelim ki servet, diyelim ki fizik güzelliği…
 Bunun hükmü en çok 20 sene 30 senedir. Ama milyarlarca sene kıyas edilemeyecek, bir
 manevi hayatın ölümüne sebep olacaktır. Gençlerimiz kulağına, gözüne
 paraya pula bakmadan, şaşırmadan, kendilerinin imanından 1 kat daha
 fazlasını seçsinler. Ben hep böyle tavsiye ederim. Sen kendi imanını ölç!
Kendi imanına 10 üzerinde 8 veriyorsan, seçiceğin eşin 10  üzerinden 9 olsun ki, ikinizin ortalaması hiç değilse 9,5 olur. Allah inşAllah imanlı çiftlerin bir araya gelmesini nasip etsin ve toplum sevgisizlik ızdırabından kurtulsun. AMİN…

 ~

  Haluk Nurbaki ”İslam’da Nikah ve Aile Düzeni” adlı konferansından.

 

Sevgi de Allah namına olmalı… 19 Şubat 2014

Sevgi de Allah namina olmaliMühim Bir Suâl

Diyorsunuz ki: “Muhabbet ihtiyârî değil. Hem, ihtiyac-ı fıtrîye binâen, leziz taamları ve meyveleri severim, peder ve vâlide ve evlâtlarımı severim, refîka-i hayatımı severim, dost ve ahbablarımı severim, enbiyâ ve evliyâyı severim, hayatımı, gençliğimi severim, baharı ve güzel şeyleri ve dünyayı severim. Nasıl bunları sevmeyeceğim? Nasıl bütün bu muhabbetleri Cenâb-ı Hakkın zât ve sıfat ve esmâsına verebilirim? Bu ne demektir?” 

Elcevap: Dört Nükteyi dinle.

Birinci Nükte: Muhabbet, çendan, ihtiyârî değil. Fakat ihtiyar ile muhabbetin yüzü, bir mahbubdan diğer bir mahbuba dönebilir. Meselâ, bir mahbubun çirkinliğini göstermekle veyahut asıl lâyık-ı muhabbet olan diğer bir mahbuba perde veya ayna olduğunu göstermekle, muhabbetin yüzü mecâzî mahbubdan hakikî mahbuba çevrilebilir.

İkinci Nükte: Tâdâd ettiğin sevdiklerini, sevme demiyoruz. Belki, onları Cenâb-ı Hakkın hesâbına ve O’nun muhabbeti nâmına sev deriz.
(…)
Hem, refîka-i hayatını, rahmet-i İlâhiyenin mûnis, latîf bir hediyesi olduğu cihetiyle sev ve muhabbet et. Fakat çabuk bozulan hüsn-ü sûretine muhabbetini bağlama. Belki kadının en câzibedar, en tatlı güzelliği, kadınlığa mahsus bir letâfet ve nezâket içindeki hüsn-ü sîretidir. Ve en kıymettar ve en şirin cemâli ise, ulvî, ciddî, samimî, nurânî şefkatidir. Şu cemâl-i şefkat ve hüsn-ü sîret, âhir hayata kadar devam eder, ziyâdeleşir. Ve o zaife, latîfe mahlûkun hukuk-u hürmeti o muhabbetle muhâfaza edilir. Yoksa, hüsn-ü sûretin zevâliyle, en muhtaç olduğu bir zamanda, bîçare, hakkını kaybeder.

Sözler

***
Aklı başında olan bir adam, refikasına muhabbetini ve sevgisini, beş on senelik fâni ve zâhirî hüsn-ü cemâline bina etmez. Belki, kadınların hüsn-ü cemâlinin en güzeli ve daimîsi, onun şefkatine ve kadınlığa mahsus hüsn-ü sîretine sevgisini bina etmeli-tâ ki, o biçare ihtiyarladıkça, kocasının muhabbeti ona devam etsin. Çünkü onun refikası, yalnız dünya hayatındaki muvakkat bir yardımcı refika değil, belki hayat-ı ebediyesinde ebedî ve sevimli bir refika-i hayat olduğundan, ihtiyarlandıkça daha ziyade hürmet ve merhametle birbirine muhabbet etmek lâzım geliyor. Şimdiki terbiye-i medeniye perdesi altındaki hayvancasına muvakkat bir refakatten sonra ebedî bir mufarakate mâruz kalan o aile hayatı, esasıyla bozuluyor.

Hem Risale-i Nur’un bir cüz’ünde denilmiş ki:

Bahtiyardır o adam ki, refika-i ebediyesini kaybetmemek için saliha zevcesini taklit eder, o da salih olur.

Hem bahtiyardır o kadın ki, kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur, saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki, sefahete girmiş zevcesine ittibâ eder, vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder.

Bedbahttır o kadın ki, zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklit eder.

Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani, medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder.

~

Lem’alar, 24. Lem’a, 2. Nükte, Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) 

 

İşini bulan değil, eşini bulan sevinsin… 29 Aralık 2013

esini bulan sevinsin

.

“İşini bulan değil, eşini bulan sevinsin.”

~

Fethi Gemuhluoğlu

 

Müminlerin en hayırlısı, kadınlarına hayırlı olanıdır… 27 Kasım 2013

esinizi dovmeyin

.

Resme dikkatle bakınız lütfen,

Çocuk ailesinin resmini çizmiş fakat babasının ellerini ve kollarını çizmemiş. Neden acaba ?

Evet, çizmemiş: Çünkü babası, annesini dövmesin ve küfür etmesin diye…

Onlardan öğreneceğimiz çok şey var bu hayatta!..

.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Size kadınlar hakkında hayırlı olmanızı vasiyet ederim. Çünkü kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır. Bu kemikten en eğri şey üst tarafıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan onu kırarsın. O’nu kendi haline bırakırsan, daima eğri olmaya devam eder. Onun için kadınlar hakkında hayrı tavsiye edici olmanızı isterim’ buyurdu.”

(Buhari: 3110, Müslim: 1478/60, Nesei İşretu’n-Nisa: 258, İbni Ebi Şeybe: 4/184/4, Begavi: 2332)

.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Kadın bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Dilediğin bir tarz üzere doğru olamaz. Eğer ondan istifade etmek istersen, onda bu eğrilik olduğu halde ondan istifade edersin. İsteğine göre onu doğrultmak istersen onu kırarsın. O’nun kırılması ise boşanmasıdır’ buyurdu.”

(Müslim: 1468/59, Ebu Avane: 4501, Humeydi: 1168, İbni Hibban: 4179, Begavi Mesabih: 2416)

.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Müminlerin iman yönünden en mükemmeli, onların ahlakı en güzel olanıdır. Müminlerin en hayırlısı, kadınlarına hayırlı olanıdır’ buyurdu.”

(Ahmed: 7406, Tirmizi: 1162, İbni Hibban: 4176, İbni Ebi Şeybe: 6/88, Begavi: 2341, Albani Sahiha: 284)

.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Sizin en hayırlınız ehli (eşi) için hayırlı olan kimsedir. Ben ehlim için sizin en hayırlı olanınızımdır’ buyurdu.”

(Tahavi Müşkül: 3/211, Hakim: 4/173 Albani Zifaf: 269)

.

Ey insanlar!

Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta
Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır.

.

(Veda Hutbesi`nden bir bölüm)

 

İnsanın en ziyade muhtaç olduğu, eşidir. 06 Mayıs 2013

Filed under: Risale-i Nur'dan İnciler... — Ah Binel Ask @ 7:57 PM
Tags: ,

hayirli es

.

Mesken ve me’kelden sonra,
İnsanın en ziyade muhtaç olduğu, eşidir.

Bediüzzaman Said Nursi hz. | İşaratül-İcaz

 

 
%d blogcu bunu beğendi: