Ah Binel Ask

Hayat, inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur. Aliya İzzetbegoviç

Her insanın küçük bir dünyası, küçük bir cenneti kendi hanesidir… 20 Eylül 2013

hane-i saadet

.

Hem her insanın küçük bir dünyası, belki küçük bir cenneti dahi kendi hanesidir.

Eğer iman-ı âhiret o hanenin saadetinde hükmetmezse, o aile efradı, herbiri şefkat ve muhabbet ve alâkadarlığı derecesinde elîm endişeler ve azaplar çeker. O cenneti, cehenneme döner veyahut muvakkat eğlenceler ve sefahetlerle aklını tenvim edip uyutur. Devekuşu gibi avcıyı görür, kaçamıyor, uçamıyor. Başını kuma sokar, tâ görünmesin. Başını gaflete sokar, tâ ölüm ve zevâl ve firak onu görmesin. Divanece,muvakkat iptal-i his nev’inden bir çare bulur. Çünkü, meselâ valide, ruhunu feda ettiği evlâdını daima tehlikelere mâruz gördükçe titrer. Ve pederini ve kardeşini eksik olmayan belâlardan kurtaramayan evlâtlar, daim bir keder, bir korkaklık hisseder. Buna kıyasen, bu dağdağalı, kararsız hayat-ı dünyeviyede, o mes’ut zannedilen aile hayatı çok cihetlerle saadetini kaybeder. Ve kısacık bir hayattaki münasebet ve karâbet dahi, hakiki sadakati ve samimî ihlâsı vegarazsız bir hizmeti ve muhabbeti vermez. Ahlâk o nisbette küçülür, belki sukut eder.

Eğer âhirete iman o haneye girse, birden ışıklandıracak. Ortalarındaki münasebetve şefkat ve karâbet ve muhabbet, kısacık bir zaman ölçüsüyle değil, belki dâr-ı âhirette, saadet-i ebediyede dahi o münasebetlerin devamı ölçüsüyle samimî hürmet eder, sever, şefkat eder, sadakat eder, kusurlarına bakmaz gibi ahlâk yükseklenir. Hakikî insaniyet saadeti o hanede başlar inkişafa.

~

Bediüzzaman Said Nursî (r.a.)

Risale-i Nur Külliyatı

Sözlükle okumak için: http://erisale.com/#content.tr.11.223 , http://erisale.com/#content.tr.11.224

Reklamlar
 

O münâfıkların namazıdır! O münâfıkların namazıdır! 13 Ağustos 2013

Filed under: Bir Hadis-i Şerif — Ah Binel Ask @ 7:20 PM
Tags: , , ,

namaz zamaninda kalk

Ağırdan alarak namazı son vaktine kadar geciktirmek ve kerhen kalkarak vazîfe savar gibi hemen farzını kılıvermek, Allâh muhâfaza buyursun, insanı münâfıklığa götüren kötü bir haslettir. Alâ bin Abdurrahmân anlatıyor:

“Bir öğleden sonra Enes bin Mâlik’in yanına gitmiştik. Enes, biz varınca hemen kalkarak ikindi namazını kıldı. Namazını bitirince kendisine namazı erken kıldığını söyledik. O da niçin böyle erken kıldığını anlatarak şöyle dedi:

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu işittim:

“O münâfıkların namazıdır! O münâfıkların namazıdır! O münâfıkların namazıdır! Onlardan biri oturur, oturur, tam güneş sararıp batmaya yüz tutunca, şeytanın iki boynuzu arasına girince kalkar, kuşun yem toplaması gibi hızlıca dört defâ yatıp kalkar, namazda Allâh’ı da pek az zikreder.”

~

(Muvatta, Kur’ân-ı Kerîm, 46; Müslim, Mesâcid, 195)

Asr-ı Saadet’ten Günümüze Faziletler Medeniyeti – Osman Nuri Topbaş

 

29 Mayıs 2013

Filed under: Edebi İktibaslar — Ah Binel Ask @ 9:46 PM
Tags: , , , ,

dindar

.

“Dindarın kalbinde öyle bir saadet mayası vardır ki, hayatın bütün güçlükleri, zorlukları, elemleri  ve kederleri biraraya gelip toplansa, onu sarsamazlar, ümitsizliğe düşüremezler. İngilizlerin meşhur bilginlerinden Sir Con Lobuk bu gerçeği şöyle dile getirir: “Din günlük hayat bir hareket planı, gelecekte bir himayeci, felakete bir teselli, zorlu zamanlarda bir yardımcı, tehlikeye karşı bir sığınak, kederli zamanlarda bir dayanak ve emin iltica yeridir.” 

Böyle bir inancı elde eden adam, kendisinin başıboş olmadığını, kainatın bir sahibi bulunduğu, kendisini kendisinden daha düşünen; kalbinden ve hayalinden geçenleri dahi bilen, her an himayesi ve koruması altında bulunan rahmet ve şefkat sahibi bir Rabbi olduğu anlar, rahat ve huzuru bulur. Gerçek teselliyi O’nun dergahına yönelerek, O’na iltica ederek bulur.”

 ~

Mehmet Paksu (Açıklamalı İslam İlmihali)

 

Dünya fanidir… 24 Şubat 2013

dunya fanidir

.

Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem 1 لاَ يُكَلِّفُ اللهُ نَفْسًا اِلاَّ وُسْعَهَا sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.

Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.

~

Bediüzzaman Said Nursi (rh.a.)

On Altıncı Mektup, Beşinci Nokta, Dördüncü Mesele
.
Dipnot-1 “Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez.” Bakara Sûresi, 2:286.

 

Sen olmasan, aşkı hiç bilmeyecekti cihan Efendim… (a.s.m.) 24 Ocak 2013

ahbinelask.wordpress.com

Güzelliğin olmasa Efendim,

 aşkı hiç bilmeyecekti cihan;

 aşkın olmasa güzelliği hiç anlamayacaktı.

 Aşk pazarında mezat hep güzelliğine; güzellik yurdunda yollar hep aşkına

 durmuştu Efendim…

 Ve sen gitmiştin…

 Sevgili!

 Derd ile ağlayandın; hem derde salandın!..

 Gönül yurdunda çaresizlerin çaresi, hastaların merhemiydin.

 Saadetle yasamış, saadet çağını yaşatmıştın.

 Suretleri ve canları iman ile sen şekillendirmiş,

 “Lâ” ile “Illa”yi i’câz ile sen dillendirmiştin.

 …

 Sana muhtacız!..

 Sana en fazla muhtacız.

 En fazla sana muhtacız.

 Uyandır bizi uykumuzdan…

 Gel ey sevgili!

 Bir gelişle gel, bir gülüşle gel.

 ~

 İskender Pala

 

Beni reddetme, yâ Rasûlallah! 17 Ocak 2013

Filed under: Altın Nefesler — Ah Binel Ask @ 1:58 AM
Tags: , , , , , , ,

ahbinelask.wordpress.com

.

BELÂ-YI MÂSİVÂYA

Belâ-yı mâsivâya mübtelâyım yâ Rasûlallah!
Zebûn-i pençe-i nefs ü hevâyım yâ Rasûlallah!

Kerem kıl ben fakîre el-aman ey rahmet-i âlem
Serâpâ mahz-ı isyân ü hatâyım yâ Rasûlallah!

Sen evreng-i şefâat şâhısın, sultân-ı rahmetsin
Kapında ben de bir kemter gedâyım yâ Rasûlallah!

Şefâat kıl meded, yoksa o rütbe çok günâhım ki
Ne rütbe yansam ol rütbe sezâyım yâ Rasûlallah!

Zebûn-i derd-i isyâna tabîb mihriban sensin
Alîlim, ben de muhtâc-ı devâyım yâ Rasûlallah!

Ne gam, mücrim isem de bana besdir bu saâdet kim
Kapında bir kemîne hâk-i pâyım yâ Rasûlallah!

Beni reddetme, evlâdın başuyçün bâb-ı lûtfundan
 Ziyâ’yım, bende-i âl-i abâyım yâ Rasûlallah! 

~

Ziya Paşa

 

Biz öyle bir hakikate hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak! 24 Aralık 2012

Filed under: Risale-i Nur'dan İnciler... — Ah Binel Ask @ 7:16 PM
Tags: , , , , ,

ahbinelask.wordpress.com

.

Madem biz kadere teslim olup bu sıkıntıları, 1 خَيْرُ اْلاُمُورِ اَحْمَزُهَا sırrıyla, ziyade sevap kazanmak cihetiyle mânevî bir nimet biliyoruz.

Ve madem geçici, dünyevî musibetlerin sonları ekseriyetle ferahlı ve hayırlı oluyor. Ve madem biz hakkalyakîn derecesinde yakînî

bir kat’î kanaatımız var ki, biz öyle bir hakikate hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak ve Cennet gibi

güzel ve saadet-i ebediye gibi şirindir. Elbette biz bu sıkıntılı haller ile müftehirâne,

 müteşekkirâne “bir mücahede-i mâneviye yapıyoruz” diye, şekvâ etmemek lâzımdır.

~

Bediüzzaman Said Nursi rh.a.
 Tarihce-i Hayat

.

1 “İşlerin en hayırlısı zor olanıdır.” el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ: 1:55.

 

 
%d blogcu bunu beğendi: